VERİ (DATA) HAKKINDA TEMEL BİLGİLER

VERİ

Anlamlandırmak… Varoluşlarından beri insanların bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde gördükleri, kokladıkları, duydukları, tattıkları ve hissettikleri şeyleri anlamlandırma çabası olmuştur. Bunun yalnızca insanlara özgü bir şey olmadığını, hayvanlar için de geçerli olduğunu gözlemlemek mümkündür. Peki, bu insan veya hayvan fark etmeksizin sahip olunan çaba günümüze nasıl yansımış diye düşündüğümüzde bariz bir şekilde gözümüze bir kavram çarpmaktadır. O kavram ise veri ,bir başka deyişle datadır.

Veri Nedir?

Veri (data) bizim beş duyumuzla elde ettiğimiz bilgiler gibi işlenmemiş bir ham maddedir. Elde ediliş şekli ise deneye, gözleme, ölçüme veyahut da sayıma dayanır. Nasıl duyu organlarımız beynimizin işlemesi için bilgiler topluyorsa aynı şekilde veri de bilgisayarlarımızda bulunan kavramların , programlar tarafından anlamlandırması için elde edilen bilgilerdir. Ancak yalnızca bir veri kendi başına pek bir anlam taşımaz. Veriyi elde etmekten daha önemli bir iş varsa, o da veriyi anlamlandırabilmektir.

Veriyi Anlamlandırmak için Kullanılan Mantık Nedir ?

Veriyi elde etmekten daha önemli bir iş varsa, o da veriyi anlamlandırabilmektir.

Sık karşılaştığımız ve çok da rahat bir şekilde anlayabileceğimiz bir örnek vermek gerekirse, sosyal medya platformlarında (Twitter, Instagram, Facebook) aynı konu hakkında binlerce farklı haber ve yorum görmek mümkündür. Tüm bu haberlerin ve yapılan yorumların doğru olamayacağı bariz bir  gerçektir. Peki, biz o konu hakkında veri toplamak isteyen birisi olsaydık, yapacağımız şey orada bulunan tüm bilgileri sorgusuz sualsiz bir şekilde toplayıp veri depomuzu bir çöplük yapmak mı olmalıydı; yoksa sınıflandırıp, kriterler belirleyip o kriterleri sağlayan bilgileri toplamak mı olmalıydı? Herkesin ikinci sunulan fikrin mantıki olduğunu düşündüğünü biliyorum (düşünmüyorsanız da düşünmeye başlamalısınız). 

Bilgi Çöplüğü

Doğru Bilgiler

Hata payını azaltmak için gerekli olan soruları düşünüp bunları sormamız gerekiyor. Mesela bir şirket kurmak, bir marka yaratmak istiyoruz. Başlamadan önce, oluşturacağımız markanın hedef kitlesi kimlerdir, elde etmek istediğim veriler ile markamız nasıl bir sonuç elde etmek istiyor, markamız bu bilgileri hangi ihtiyacını gidermek için topluyor gibi sorular sorarak elde etmek istediğimiz verileri daha spesifik ve etkili bir şekilde elde etmiş oluruz. Bu durum bize hem zaman hem de doğruluk payında bir artış şeklinde yansıyacaktır. Yani, yapılan işlemler kısaca ilgili olan geçmiş verilere bakarak çözümler üretmek şeklinde yorumlanabilir.

Veriler Nerede Saklanıyor/Depolanıyor ?

Elde edilen veriler nerede duruyor, nasıl saklanıyor gibi soruların cevabını temel düzeyde şu şekilde verebiliriz :

Eski bir teknoloji olarak görülebilecek ve artık çoğu kişinin, kurumun, kuruluşun vazgeçmeye başladığı yerel depolama alanları bunlardan biridir. Yerel depolama alanı kısaca dahili/harici diskler, optik diskler (CD, DVD,  BluRay) ve manyetik disklerdir. Birçok kişinin, kurumun , kuruluşun vazgeçmesinin en temel sebebi ise veri kaybının oldukça kolay ve nicelik olarak fazla olmasıdır. CD’nin çizilmesi, verilerin kayıtlı olduğu bilgisayarın çökmesi veya harici diskin arızalanması şeklindeki örnekler ile veri kaybını açıklayabiliriz.

Günümüzde çoğu kişinin, kurumun, kuruluşun yerel depolama alanlarından vazgeçip yöneldiği teknoloji ise bulut teknolojisidir. Google Drive, iCloud, Dropbox ve OneDrive bu sektörün en büyük temsilcilerindendir. Bu temsilcilerin sağladığı bulut hizmeti sayesinde verilere her yerden erişilebilir ve aynı anda pek çok kişi tarafından kullanılabilir. Bu faydalarının yanında yerel depolama alanlarında bulunan sıkıntılar ile karşılaşılmaması büyük bir avantaj olarak görülebilir.

Verinin Günlük Hayatta Kullanımına Örnekler

Günlük hayatımızda elde edilen verilerin nasıl kullanıldığı da insanlar için bir önem taşımaktadır, en azından bilmek isteyebilirler. Daha iyi anlamak için bunları da birkaç basit örnek ile açıklayabiliriz. Bir telekomünikasyon şirketi kullanıcılarından elde ettiği bilgileri onlara daha fazla nasıl kendi hizmetimi kullandırabilirim sorusuyla yola çıkmaktadır. Uzun süredir hizmet almak için para harcamayan ve başka bir telekomünikasyon şirketine geçme izlenimi yaratan bir müşteriyi elde ettiği veriler yardımıyla belirleyip, ona kendi hizmetini kullanmaya devam etmesi için uygun bedelli hizmetlerinden bahsederler. Örneğin, daha çok internet kullanımı olan ve telefon görüşmesi ise oldukça az olan birine karşı sundukları paket, ağırlıklı olarak internet paketinden oluşuyor olacakken; internet kullanımı çok az olup telefon görüşmesini sık sık yapan birisine yapacakları teklif ise telefon görüşmesinin çok daha fazla olduğu ve internet paketinin ise eskisinden çok daha az olduğu bir tarife olacaktır. Aynı şekilde verinin kullanımı daha çok bankalarda ve eğlence platformlarında (Amazon, Netflix) görmekteyiz. Mantık olarak verdiğimiz örnek ile paralel bir düşünce içinde hareket ediyorlar.

Sonuç olarak, veri kullanılmaya hazır ham madde olarak görülebilir. Şu anda ve ileride nasıl ürünlerin çıkacağı, nasıl işleneceği ise insanların hayal gücüne bağlıdır. Dijital dönüşümün yakıtı olarak görülebilecek verinin önemi her geçen gün artmaya ve hayatlarımızı etkilemeye devam edecektir. Neuralink bizlere veri kullanımının ne boyutlara geleceğini gösteren projelerden yalnızca biridir. Umarım hepimiz verinin hak ettiği değeri verebilir ve öneminin farkına varabiliriz.

Yazı oluşturuldu 2

Bir Cevap Yazın

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

%d blogcu bunu beğendi: